12 Haziran 2009 Cuma

kadın ve giyinmek üzerine..

-bu bulüz güzel olmuş mu eteğimin üzerine? diye seslendi karım içeriden. yatak odasına gidip tepeden tırnağa süzdükten sonra, -evet gayet güzel olmuşsun. dedim. yine de gardrobunu gözden geçirmeye devam etti. biliyorum,ben ne kadar da olumlu veya olumsuz fikir belirtsem de o yine son ana kadar,şu mu olsun diğeri mi diye düşünür durur. o yüzden üzerinde durmam. tam odadan çıkacakken, -sen ne giyeceksin? diye sordu. -e giydim ya zaten. -nasıl yani kot ve tişörtle mi gideceksin? -evet.annenlere gitmiyormuyuz,nesi var kıyafetimin? -olmaz olmaz,sen de üzerine doğru dürüst bişeyler giy. diye itiraz etti gözünü gardrobundan ayırmadan. -yaw hatun....baloya gitmiyoruz,annenlere gidiyoruz,ben rahat edemem orda kumaş pantolonla filan. -annemlere gidiyoruz diye paspal olmak zorunda değilsin.niye saygısızlık ediyorsun? -yaw ben yıllardır böyle giyinir giderim annenlere.şimdi mi paspal,saygısız oldum? -iyi ya demek ki yıllardır saygısızlık ediyormuşsun. lahavlevela. tamam anlaşıldı. bir tuhaflık var. ama şimdi bunu irdelemenin ve tartışmanın zamanı değil. sen en iyisi paşa paşa giy takımını. diye düşünüp değiştirdim üzerimdekileri. eşim bu arada mutlu bir şekilde banyoya gitti. giderken bana şöyle bir bakıp; -bak yakışıklı olmuşsun böyle,hem teyzemin kızı ve kocasıda gelecekmiş akşam annemlere. -hani şu senin hep didiştiğini anlattığın,hiç görmediğimiz teyzenin kızı mı? -evet o. -anladım. -neyi anladın? -yok bişey hadi sen bitir hazırlığını geç kalacağız. ona,"teyzenin kızına nispet yapmak için böyle güzel giyindiğimizi" anladığımı söylemedim. çünkü şu an tatlı bir telaş içerisinde idi. ve eminim kafasında binbir türlü şey vardı. benim kurban edilme nedenim;sırf teyzesinin kızına her konuda ne kadar iyi,güzel olduğumuzu ispatlama telaşıydı. tartışarak bu büyüyü bozmanın bir anlamı yoktu. oturdum yatağın üzerine. gözüm gardroba takıldı. ne kadar çok elbisesi vardı.ve de ne kadar renkli. bir gerçeği keşfetmenin mutluluğu ile dakikalarca seyrettim. soru şu idi; kadın neden giyinir? basitçe,"örtünmek için" dediyseniz yanıldınız. bakın sıralayayım size. kadın; sevdiği için giyinir. sevmediği için giyinir. hasetinden giyinir. kıskandırmak ister giyinir. kıskanır giyinir. aşkı arar giyinir. aşkı bulur giyinir. canı sevişmek ister giyinir. canı sevişmek istemez giyinir. çarşıya çıkar giyinir. komşuya gider giyinir. mutlu olur giyinir. depresyona girer giyinir. havamdayım der giyinir. havamda değilim der giyinir. eşini mutlu etmek için giyinir. eşini kıskandırmak için giyinir. terk eder giyinir. terk edilir giyinir. güzel görünmek ister giyinir. seksi görünmek ister giyinir. düğüne gider giyinir. cenazeye gider giyinir. . .. ... liste uzar gider. bir kadının,gardrobunun kapağını açtığınızda... gördüğünüz sadece giyisi değildir. yaşamın renkleridir onlar. yani yaşanmışlıktır. acısıyla,tatlısıyla akıp giden hayattır. mesela şu sarı bluz... ilk aşkı ile buluşmaya giderken giydiği giyisidir. hemen yanındaki siyah döpiyesi babasının cenazesinde giymiştir. bakın şu çiçekli basmadan yapılmış elbise de,kızını doğurmak üzere hastahaneye giderken giydiği elbisedir. ya şu kırmızı askılı,mini elbiseye ne demeli... aaahh-ah! sevdiğiyle ilk dans ettiği gün üzerindeydi. hepsi,ama hepsinin mutlaka bir hikayesi vardır. bunu yabana atmayın. basit gibi görünsede,yaşamın ta kendisidir,kadının elbisesi. bak oğul... bir kadının mutfağının ve gardrobunun kapısını asla izinsiz açma. bu ikisi,kadının gizli hayatıdır. ve izinsiz girilmesinden hiç hoşlanmazlar. tüm duygu ve düşüncelerinin deşifre olduğunu sanıp telaşlanır ve korkarlar. çünkü oralarda... sizin bile bilemeyeceğiniz,hatta kendilerine bile itiraf edemedikleri duyguları ve yaşanmışlıkları vardır. yani? yani mutfak ve gardrob deyip geçme. onlar ruhudur kadının.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder