12 Haziran 2009 Cuma
pilav üzerine..
Yemek sosyal bir olgudur. İçinde bulunduğunuz yaş ve koşullarınıza göre değişik tadlar alırsınız. Öyle lezzetler vardır ki;bir daha asla aynı lezzeti bulamazsınız. Gençlik yıllarınıza dönün şöyle bir. Bekar evinde dostlarınızla yediğiniz garibim yağda yumurtanın tadını hatırlayın. Evlendikten sonra,hatununuz yumurtayı altın tepsi içinde de getirse,ı-ıhhh. O yumurtanın tadını yakalaymazsınız bir daha. Veya gecenin bir yarısı,dert ortağınızla,hafiften çakırkeyf,sokaktaki tükürük köftecisinde,cebinizdeki üç kuruşla,çeyrek ekmek arası yediğiniz köfteyi. Soğuk bir kış gecesi,sokağınızın en zula köşesinde,karşı taraf korsan afiş eylemi yapmasın diye nöbet beklerken,yoldaşınızın evinden çıkmadan önce gizlice cebine koyduğu ve uztaıp bir tanesini size verdiği haşlanmış,tuzsuz patatesin tadını. Sevgilinizle gezerken,son paranız ile otobüse binmek yerine,karnınızı doyurmak adına aldığınız ve sonra bahçelievlerden kızılaya kadar elele tutuşup yürüyerek yediğiniz simitin tadını. Gecekondunuzun arka bahçesinde,karın üzerinde,kirli paslı iki kırık kiremit üzerinde,yarım şişe rakı eşliğinde,”bu kız beni sevmiyor be dostum” muhabbeti eşliğinde,pazardan alınmış,yarı temizlenmiş hamsinin lezzetini. Hapisten çıkıp eve geldiğiniz ilk gün,annenizin,”hadi ye benim tosunum” diye ürkek,kaygılı,uykusuz gözlerle başınızı okşayarak,önünüze koyduğu bir tas mercimek çorbasının sıcaklığını. Bunların her biri;sıcak dostlukların,sevginin,umudun,umutsuzluğun aşkın,sevdanın hüznün,mutluluğun,çaresizliğin yaşanmış tadıdır. Tekrar elde etmeniz ise mümkün değildir. Bir de tam tersine yaşandıkca,yaşlandıkca artan lezzetler vardır. Pilav mesela. Şu bildiğimiz pilav. Ölüyorum deseniz,o pilavı yapamazsınız. Eş olmadan, Anne olmadan, Kaynana olmadan, Nine olmadan. Bir nineler yapar,o lezzet ötesi pilavı. Çünkü pilav sevgi ister. Emek ister. Paylaşılabilinen en fazla paylaşımı ister. Nine haftasonu yemeğe çağırır sizleri. “Oğlum çok özledim hepinizi,bak akşam kardeşlerin de gelecek,hep beraber yemek yiyelim.” Tüm aile buluşur yemekte. Anne bir pilav yapmıştır,of of of ki ne of. İçinde,ihtiyar kocaya duyulan minnet vardır. Oğullarına,kızlarına duyulan hasret vardır. Gelinlere inat,”ben daha ölmedim”mesajı veren,yaşama dört elle sarılış vardır. Torunlara duyulan sevgi ötesi bişey vardır. Yalnız olmadığını bilmenin sevinci vardır. Yetmiş yaşında ayakta olmanın “şükür bu günlere tanrım” teşekkürü vardır. Yaşlanmışlık,ama çoğalmışlık vardır. E biraz da fesat vardır. Akşam eve dönüşte kavga vardır. Üç gün yemek yüzünden küs olmak vardır. Yemek ten sonraki gün ninenin telefonla oğlunu arayıp,pilav yüzünden kavga edip etmediklerini çaktırmadan sorması vardır. Hiç gerek yokken,oğluna sahip çıkması,geline serzenişi vardır. İşte bu yüzden,o pilavın lezzeti;lezzet ötesidir. Bunun bir sonraki adımı;bu hayattan göçüştür. O yüzden. Denemeyin hiç lezzet ötesi pilav yapmayı. Daha vaktiniz gelmedi. Daha o kadar çok değilsiniz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder