zamanın birinde.
islamiyeti yaymak için yollara düşen dervişin yolu bir kabileye düşer.
kabile putlara tapmaktadır.
dervişi ağırlarlar.
derviş onlara islamiyetin felsefesini,peygamgeri,tek tanrılığı filan anlatır gece boyu.
onları islamiyete davet eder.
kabilenin din adamı sürekli olarak dervişe karşı çıkar.
kendi putlarının her güçten daha üstün olduğunu ıspatlamaya çalışır.
kabile şefinin ve halkın kafası karışmıştır.
şef der ki;"bize tanrınızın bir mucizesini gösterebilirmisiniz?"
derviş hiç düşünmeden "evet gösterebilirim" der.
şef;"o zaman yarın büyük bir ateş yakacağız.siz içine girecekseniz.
islamiyeti yaymak için yollara düşen dervişin yolu bir kabileye düşer.
kabile putlara tapmaktadır.
dervişi ağırlarlar.
derviş onlara islamiyetin felsefesini,peygamgeri,tek tanrılığı filan anlatır gece boyu.
onları islamiyete davet eder.
kabilenin din adamı sürekli olarak dervişe karşı çıkar.
kendi putlarının her güçten daha üstün olduğunu ıspatlamaya çalışır.
kabile şefinin ve halkın kafası karışmıştır.
şef der ki;"bize tanrınızın bir mucizesini gösterebilirmisiniz?"
derviş hiç düşünmeden "evet gösterebilirim" der.
şef;"o zaman yarın büyük bir ateş yakacağız.siz içine girecekseniz.
eğer yanmaz sağ çıkarsanız,biz de sizin dininize döneceğiz,kabul mü?" diye sorar.
derviş kabul eder.
ama bir şartı vardır.
sizin din adamınız da benimle birlikte ateşe girecek.
derviş kabul eder.
ama bir şartı vardır.
sizin din adamınız da benimle birlikte ateşe girecek.
hangimiz sağ çıkarsak,siz onun dinini seçeceksiniz diye şartını belirtir.
şef kabul eder.
din adamı itiraz etmek ister.
ama halkın gözünde itibarını yitirmek istememektedir.
mecburen kabul eder.
derviş,sabaha dek allaha dua eder.
bu sınavdan yüzünün akıyla çıkması için yalvarır.
sabah olur.
ormandan odunlar toplanır.
halka şeklinde dev odunlar yığılır.
zaman gelmiştir.
tüm kabile halkı toplanmıştır.
kabile şefi hazırmısınız? diye sorar.
derviş hazırım der.
kabilenin din adamını almıştır bir korku.
ama çaresi yok,hazırım der.
tam odunlardan içeri gireceklerken...
derviş son bir gayret ile din adamına dönüp;
şef kabul eder.
din adamı itiraz etmek ister.
ama halkın gözünde itibarını yitirmek istememektedir.
mecburen kabul eder.
derviş,sabaha dek allaha dua eder.
bu sınavdan yüzünün akıyla çıkması için yalvarır.
sabah olur.
ormandan odunlar toplanır.
halka şeklinde dev odunlar yığılır.
zaman gelmiştir.
tüm kabile halkı toplanmıştır.
kabile şefi hazırmısınız? diye sorar.
derviş hazırım der.
kabilenin din adamını almıştır bir korku.
ama çaresi yok,hazırım der.
tam odunlardan içeri gireceklerken...
derviş son bir gayret ile din adamına dönüp;
"gel benim dinime dön,allah seni de beni de koruyacaktır" der.
din adamı,kendisini dinleyen topluluğa şöyle bir bakar.
din adamı,kendisini dinleyen topluluğa şöyle bir bakar.
kendisine çevrilmiş onlarca göz cevabı beklemektedir.
kabul etmek...saltanatının sonu olacaktır.
istemese de..."olmaz" cevabı verir.
derviş,"peki o zaman ver elini" der.
din adamının elini tutup birlikte girerler odun yığınının içine.
şef emir verir.
odunlar tutuşturulur.
ateş tüm gün boyunca yanar.
herkes merakla sonucu beklemektedir.
nihayet ateş tamamen söner.
sönen ateşin yanına yaklaşan kabile şefi ve halkı gördükleri karşısında şaşkına dönerler.
her şey yanmıştır.
sadece dervişin oturduğu yer yemyeşildir.
derviş çimenlere oturmuş kuran okumaktadır.
bu arada,şefin dikkatini birşey çeker.
dervişin hemen yanında bir el durmaktadır.
şef sorar;"bizim din adamımız nerede?"
yandı der derviş.
peki bu el ne?
“sizin din adamınız bana sadece elini verdi.eli yanmadı.
derviş,"peki o zaman ver elini" der.
din adamının elini tutup birlikte girerler odun yığınının içine.
şef emir verir.
odunlar tutuşturulur.
ateş tüm gün boyunca yanar.
herkes merakla sonucu beklemektedir.
nihayet ateş tamamen söner.
sönen ateşin yanına yaklaşan kabile şefi ve halkı gördükleri karşısında şaşkına dönerler.
her şey yanmıştır.
sadece dervişin oturduğu yer yemyeşildir.
derviş çimenlere oturmuş kuran okumaktadır.
bu arada,şefin dikkatini birşey çeker.
dervişin hemen yanında bir el durmaktadır.
şef sorar;"bizim din adamımız nerede?"
yandı der derviş.
peki bu el ne?
“sizin din adamınız bana sadece elini verdi.eli yanmadı.
yüreğini verseydi...kendisi de yanmazdı”.
cevabını verir.
şef ve halkı hemen secde ederler dervişe.
ve müslüman olmayı kabul ederler.
not:babamdan alıntıdır.
kıssadan hisse.
oğlum,kızım...
cevabını verir.
şef ve halkı hemen secde ederler dervişe.
ve müslüman olmayı kabul ederler.
not:babamdan alıntıdır.
kıssadan hisse.
oğlum,kızım...
el de sizin...
yürek de.
yürek de.
bütün mesele...
ne zaman,nerede ve kime elinizi...
ne zaman,nerede ve kime yüreğinizi vereceğinizi iyi düşünün.
olur da bir gün...
geri almanız gerekirse.
geriye kalan;yanmış bir el...
veya yıkılmış bir yürek olmasın.
en azından...
telafisi mümkün olsun.
ne zaman,nerede ve kime elinizi...
ne zaman,nerede ve kime yüreğinizi vereceğinizi iyi düşünün.
olur da bir gün...
geri almanız gerekirse.
geriye kalan;yanmış bir el...
veya yıkılmış bir yürek olmasın.
en azından...
telafisi mümkün olsun.
Hamdi ÖZGÜN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder