4 Mayıs 2019 Cumartesi

mutluluk...

mutlumusun?
değilim.
he he he....
tahmin etmiştim.
en sevdiğim insan tipidir mutsuzuzlar.
sorun değil dostum...
ben şimdi sana mutluluğun anahtarını vereceğim.
hadi ya?
valla çok sevinirim.
hadi ver.
seni mutsuz eden insanları hayatından çıkart.
yaap...ma yav!
bak bu hiç aklıma gelmemişti.
peki bu kadar mı?
şimdilik.
gerisini kitaplarımı satın alarak...
veya bastırıp parayı seminerlerime katılarak öğrenebilirsin.
tamam...
dur bakayım...
bir,iki,üç....29.
bunlardan hangisi beni mutsuz ediyor?
bir,iki,üç....29.
yirmi dokuz eksi yirmi dokuz?
eşittir sıfır.
tamam.
hepsini çıkarttım.
geriye kimse kalmadı.
nasıl ya?
hiç mi kalmadı?
hiç kalmadı.
çevremdeki tüm insanlar...
zaman zaman da olsa beni mutsuz eder.
ama ben bunun bir sorun olabileceğini hiç düşünmemiştim.
sen benim ufkumu açtın dostum.
artık mutluluğun formülünü biliyorum sayende.
e ben artık dağa çıkıp mağarada yaşasam nasıl olur?
dur hele dur.
böyle olmaması gerekiyordu.
formülde bir hata yok ama...
sende bir enayilik var.
deme yav.
e ben enayiyimdir zaten.
tescilli.
bu arada sen kimsin?
ben yaşam koçu...
kişisel gelişim uzmanı...
aile danışmanı...
ermiş...
bilge...
guru...
psiko...
ne dersen de.
haaa...
hıyarsın yani.
nasıl yani?
bildiğimiz hıyar işte.
öyle deme...
kitaplarımı alıp okuyan...
seminerlerime gelip beni dinleyen...
sosyal ağlarda ettiğim kallavi cümleleri beğenen...
paylaşan...
harikasın!,muhteşemsin!,sen adamın dibisin!..
diyerek yorum yapan binlerce takipcim var benim.
heee anladım.
neyi anladın?
memleketi niye bok götürüyor...
onun nedenini anladım.
bu arada...
sen tavuk yiyormusun?
yiyorum tabi de...
ne alakası var şimdi bunun konumuzla?
söyleyeyim cancağazım.
hani benim kitabım filan yok.
öyle beni takip eden muhteşem bir kalabalığım da yok.
e seminer filan da vermem.
en fazla...
birini bulursam eğer konuşacak...
iki ukelalık yaparım o kadar.
ama yine de...
şimdi sen beni dinle.
senin o yediğin tavuklar...
ayakları toprağa değmeden...
gagaları boka bulaşmadan...
çayır çimen görmeden...
kedi köpek tarafından kovalanmadan...
hem cinsleri tarafından gagalanmadan...
üzerlerine horoz çıkmadan...
güneşi görmeden...
yağmurda ıslanmadan...
yaşamı sadece içinde bulundukları kümeslerinden seyredip...
bir ay gibi kısa bir sürede...
olması gerekenin iki katı ağırlığına gelince...
ölüp gidiyorlar.
aslında hiç yaşamıyorlar.
ama farkında değiller.
işte senin yediğin tavukların...
sana göre bir aylık...
onlara göre belki bin yıllık yaşamları...
bu şekilde son buluyor.
sen de böyle bir yaşam sürmek istermiydin?
olur mu canım hiç öyle şey...
tabi ki hayır.
bu insanın genetiğine,özüne aykırı.
ulan dürzü!
ulan deyyus!
ulan kahpe!
ulan it oğlu it !
insan yaşamı formüle edilebilseydi eğer...
işte aynen bu tavuklar gibi bir yaşantımız olurdu.
istermiyin böyle bir yaşam?
istemezsen...
üç kuruş para...
şan,şöhret,prestij vs....kazanacağım diye...
neden bize tavuk muamelesi yapıyorsun?
defol şerefsiz.
aşk,sevgi,mutluluk,acı,keder,huzur vs...
gibi olguların tanımı yok kızım.
formülü yok.
reçetesi yok.
kitabı yok.
bunları bizzat yaşayarak öğreneceksin.
sen tavuk değilsin.
senin eline formül tutuşturmaya çalışan insanlara boşver.
mutluluk...
peşinden koştuğun bir hedef olmasın.
mutluluk insan hayatında hedef olmamalı zaten.
anlıktır çünkü.
ve ne zaman geleceğini asla bilemezsin.
mutluluk hayal de değildir.
mutlu olmayı hayal edemezsin.
hayal ettiğin şeyler seni mutlu yapar.
çünkü mutluluk bir sonuçtur.
yaşadığın her ne ise...
ona ait bir sonuç.
sen acısıyla,tatlısıyla...
sadece hayatı yaşa.
hayatında...
varsın seni üzen insanlar olsun.
varsın mutsuzlukların fazla olsun.
varsın aşk acısı yüreğini yaksın.
varsın kaybettiklerin göz yaşlarından aksın.
sen... olması gerektiği gibi yaşa.
unutma...
o koca hayatın içinde bulabildiğin küçücük mutluluklar...
bazen bir ömre bedeldir.
ve o ömür...
senin en değerli hazinendir.
sana bir ömür boyu mutluluklar dilemiyorum kızım...
sana içinde mutluluğun da...
mustsuzluğun da yer aldığı...
ama herşeyi ile sana ait...
tavuk gibi yaşamadığın...
zorlu...
ama gerçek bir ömür diliyorum.
Hamdi ÖZGÜN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder