bir gider...bin geliriz !
yüz bin gelsen ne olur?
geldin de ne oldu?
adamlar birer birer gidip...
birer birer geliyor.
bir geliyor,pir geliyor.
her otuz sene de bir...mutlaka geliyor.
kesintisiz.
taaa muaviyeden beri.
giderken de...
senin benim gibi zulüm görerek...
vurularak,dövülerek,işkence altında ölerek filan da değil...
bildiğin yatağında gidiyor adam.
mışıl mışıl uyurken netekim!
demek ki..
bir gidip bin gelmek değil mesele.
mesele yezit de değil.
mesele yezitlik.
yezitlik var olduğu sürece...
senin kaçar kaçar gidip geldiğinin hiç bir önemi yok.
kaçar kaçar yandık.
kaçar kaçar asıldık.
kaçar kaçar vurulduk,kırıldık,öldürüldük.
kaçar kaçar yenildik farkındamısın?
bizim kadar çok yenilmiş başka bir halk yoktur sanırım.
ölüm hep biz mi düşer usta diyor.
ölüm hep bize düşüyor.
anla artık.
yanlış hedefleri önümüze koyup...
şeytan taşlatır gibi...
enerjimizi tüketmekten vaz geç artık.
işimiz gücümüz rte.
tam on üç yıldır.
şunu bi göndersek rahat edicez.
memleket kurtulacak!
bizler de zincirlerinden kurtulmuş köleler gibi...
mutlu mesut dolanacağız ortalıkta.
öyle mi?
nah öyle.
dün yezit...bugün rte.
yarına allah kerim.
en fazla on sene rahat edersin.
titanlar tanrısı başına birini daha bulup gönderir elbet.
sen yezitliğin yeşerdiği ortamları kurutmazsan...
daha çoook yezit görürsün.
o yüzden...
sen yezide bakma.
sen...
yezidi yezit yapanlara bak.
küfe halkına bak.
kendi halkına bak.
bazen içlerinden birileri bakıyor aslında.
onlarda yanlış açıdan bakıyor.
diyor ki...
hırsıza parayı nerden buldun diye sormuyor da...
size şu kadar asgari ücret vereceğiz diyene...
nerden bulacaksın?
diye soruyor.
gözlerini pörtletip pörtletip buna şaşıyor.
ben de şaşıran bu insanlara şaşırıyorum.
ulan ben mi çok cahilim...
onlar mı bir tuhaf.
bak kardeşim...
adam kimin ne çalıp çırptığına bakmıyor.
umurunda değil.
belki biraz kıskanıyordur.
ulan şu mevkide ben olsaydım nasıl götürürdüm malı diye.
hepsi bu.
o yüzden...
sen istediğin kadar hırsız var diye bağır.
adam kalkıp cebini yokluyor.
bakıyor ki cebindeki üç kuruş yerinde.
ohh be! diyor.
beni değil...
memleketi soymuşlar.
soysunlar.
o adam için soyut kavramlar bunlar.
somut olarak cebindeki para duruyor mu?
duruyor.
sen istediğin kadar hırsız var diye bağır.
diğer taraftan...
diyorsun ki asgari ücreti artıracağım.
anında kulaklar dikiliyor.
biri para mı dedi ne?
ve hemen endişesini dile getiriyor.
nerden bulupta bana vereceksin hele bi açıkla bakayım.
çünkü adam işi sağlama almak istiyor.
ya veremezsen?
adamın derdi bu.
endişesi o yüzden.
nerden bulup da vereceksin sorusunun altında yatan neden bu.
anlıyormusun?
anlamıyorsun.
sen sanıyorsun ki bu memlekette yaşayan insanlar acayip bişey de...
rte kötü.
ulan rte yi rte yapan bunlar değil mi?
hz. hüseyini katleden yezitmiydi sanıyorsun?
küfe halkıydı küfe.
yezidin küfe halkı kadar suçu varsa namerdim.
içlerinde en temiz olanı yezidin kendisi.
anladın mı?
sen rte yi boşver artık.
sorun rte değil.
dön şöyle bir memleketine bak.
ama biraz yukarı çık.
kuşbakışı bak.
bakma sen parti başkanlarının...
“biz halkın sağduyusuna güveniyoruz.”
gibi ettiği beylik laflara.
bu halkın ne sağ,ne sol duyusu var.
bu halkın sadece çıkarları var.
bir de korkuları.
kimden korkarlarsa ona biat ederler.
kimden çıkarları varsa ona oy verirler.
böyle omurgasız,dönek,yavşak bir topluluğuz biz.
ağır mı oldu?
hüseyini keserlerken halk neredeydi?
pir sultanı taşlarlarken halk neredeydi?
şeyh bedrettini asarlarken halk neredeydi?
sivasta ozanları,aydınları,şairleri yakarlarken halk neredeydi?
denizi,hüseyini,mahiri,ulaşı,kaypakkayayı katlederlerken halk neredeydi?
netekim devrimciler işkencede can verirken halk neredeydi?
hala ağır olduğunu mu düşünüyorsun?
bir daha düşün.
seçim bitmiş...
adam hezimete uğramış...
kalkıp konuşuyor...
halkımız bize gereken dersi verdi.
ne dersi lan.
o halkın kendine ders verecek hayrı yok.
sana nasıl ders versin.
adam resmen satmış seni.
ya korktuğundan...
ya çıkarından.
ama satmış.
anla artık bunu.
ve asıl sorunu gözardı edip...
sürekli karşımıza yavşak yavşak düşünceler,söylemlerle gelme artık.
bizim derdimiz rte değil.
bizim derdimiz birlikte bir arada yaşamak zorunda olduğumuz bu halk.
anla artık bunu.
anla ve çözüm üret.
papucumun siyasetcisi.
sene 1946.
ilk çok partili seçimler kazanılır.
aradan iki yıl bile geçmeden...
partinin başına dinci bir başkan getirilir.
şemsettin günaltay.
amaç...
1950 de yapılacak seçimde ...
muhafazakar halkın oylarını alarak iktidarda kalmaktır.
bu hedefe uygun icraatlar sergilenir.
mesela köy enistütüleri...
komünist yetiştiryorlar diyen halkımızın...
gönlü olsun diye kapatılmaya başlanır.
ilköğretime seçmeli din dersi...
tekke ve zaviyelerin açılması...
imamhatiplere hazırlık amacıyla kursların açılması vs.
bunların hepsi günaltay zamanında yapılmıştır.
muhafazakar halkımızın gönlü fethedilmiştir.
seçim artık çantada kekliktir.
1950 seçimlerinden hezimetle çıkılır.
adnan mederes ezer geçer.
halkın kuyruğuna takılmak sonuç vermemiştir.
1970 lerde...
sürekli olarak devrimcilerin önüne set çeken...
sahip çıkmayan,balans vazifesi yapmaya çalışan...
sonrada devrimcilerin netekim zindanlarına...
işkencecilerine bırakan da aynı zihniyetti.
gezi ruhunu yakalayamayan...
yönlendiremeyen...
aman muhafazakar halkı karşımıza almayalım diyerek...
geziye destek veriyormuş da...
vermiyormuş gibi yaklaşan da aynı zihniyetti.
önümüze ekmekettin,sekmelettin,tekmelettin seçeneğini koyan da.
ekmelettinin dinci kimliğini nasıl saklasak diye kıvranıp...
kendi tabanına bile anlamakta zorlanan da...
aynı zihniyet.
yeter ulan...
bi geldiğinde de demokrasi filan deme.
az bişey diktatör ol.
de ki...
demokrasi oturana kadar...
hukuk sistemi oturana kadar...
eğitim sistemi oturana kadar...
sosyal yaşam standardı oturana kadar...
vuracağım masaya yumruğu.
vur lan!
yol yapmakla övünenlere inat...
bin tane tiyatro binası yapıyorum de.
bedava kömür dağıtanlara inat...
edebiyatcıların kitaplarını bedava basıyorum de.
bir ay milletveklliği yapıp emeklilik hakkını kazananlara inat...
sanatçılara ömür boyu emeklilik hakkı tanıyorum de.
imam hatip lisesleri açmakla övünenlere inat...
köy enistütülerini yeniden açıyorum de.
de lan!
bişeyler de.
aman muhafazakar halk ne düşünür diye altına etmekten...
halkın kuyruğuna takılmaktan vazgeç artık.
bu iş başka türlü çözülmeyecek.
bizi her otuz senede bir ite köpeğe yedirme.
bi delikanlı ol lan.
bi beş yılda sana oy veren insanlara çalış.
hükümet olmak için uğraşma artık.
iktidar ol.
bir daha yezitlerin başa gelmesini engelle.
kurut bataklığı.
anladın mı?
ne yazık ki elimizde bir sen varsın.
ne yazık ki bir umudumuz sende.
anladın mı?
Hamdi ÖZGÜN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder